Tasarımda Sürdürülebilirlik 2:
Neden Tamir Etmiyoruz?
Döngüsel bir ekonomiye geçiş sürecinde, ürünlerin kullanım ömrünü uzatmak kritik bir öneme sahiptir. Döngüsel ekonomi modelleri, geri dönüşümden önce bakım, onarım ve yeniden kullanım gibi “iç döngülerin” maksimize edilmesini savunur; çünkü onarım, ürüne yatırılan enerji ve malzemenin değerini korumasını sağlar. Ancak, onarım faaliyetlerinin sanayileşmiş dünyada uzun süreli bir düşüş yaşaması, onarımın önündeki engellerin ve motivasyonların incelenmesini zorunlu kılmıştır.
Onarım davranışı, sadece teknik bir işlem değil; materyal, altyapısal, psikolojik ve sosyo-ekonomik faktörlerin birleşimiyle şekillenen karmaşık bir fenomendir. Terzioğlu (2021) tarafından geliştirilen Onarım Motivasyonu ve Engelleri Modeli, bu süreci teknik, duygusal ve değer odaklı olmak üzere üç ana boyutta ele alır. Fogg’un davranış modeline dayanan bu yaklaşım, bir davranışın gerçekleşmesi için motivasyon, yetenek ve tetikleyicilerin aynı anda mevcut olması gerektiğini vurgular.
Onarımın önündeki en büyük teknik engeller, ürünlerin “kara kutu” (black box) olarak tasarlanması ve kullanıcı müdahalesine izin vermeyen yapıştırılmış parçalar veya özel vidalar gibi tasarım özellikleridir. Hernandez ve arkadaşları (2020), yedek parça eksikliği, teknik bilgiye sınırlı erişim ve onarımın ürün bedelinin %20’sini aşması durumunda kullanıcının onarımdan vazgeçtiğini belirtmektedir. Ayrıca onarım süreci; sadece bilgi değil, alet kullanımı, hassas hareket kabiliyeti gibi bedensel beceriler ve risk değerlendirmesi gibi bilişsel yetenekler de gerektirir.
Duygusal boyutta ise onarım, iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bir yandan, onarılmış ürünlerin “yoksulluk” ile ilişkilendirilmesi sonucu ortaya çıkan toplumsal damgalanma bir engel teşkil ederken; diğer yandan, “emek sevgi doğurur” ilkesi gereği, onarım sürecine harcanan çaba ürünle olan duygusal bağı güçlendirebilir. Onur Barış Zafer ve arkadaşlarının (2025) belirttiği gibi, bireysel deneyimlerle şekillenen duygusal değer, onarım kararında belirleyici bir rol oynar. Ürüne duyulan duygusal bağlılık veya onarımı bir hobi/deney alanı olarak görme arzusu, onarım motivasyonunu artıran temel unsurlardır.
Sonuç olarak onarım, bireyin nesneyle kurduğu yabancılaşmış ilişkiyi onaran “iyileştirici” bir pratiktir. Kullanıcıların onarım ağlarına (sosyal forumlar, onarım kafeleri vb.) erişimi ve ürünlerin sökülebilir, şeffaf yapıda tasarlanması, bu pratiğin yeniden yaygınlaşması için elzemdir. Tasarımın görevi, onarımı bir külfet olmaktan çıkarıp, kullanıcıya müdahale hakkını geri veren ve sürdürülebilir tüketimi teşvik eden bir deneyime dönüştürmektir.
Kaynaklar
- Ackermann, L. (2018). Design for Product Care: Enhancing Consumers’ Repair and Maintenance Activities. The Design Journal, 21(4), 543-551.
- Diddi, S., & Yan, R. N. (2019). Consumer perceptions related to clothing repair and community mending events: a circular economy perspective. Sustainability, 11(19), 5306.
- Fogg, B. J. (2009). A behavior model for persuasive design. In Proceedings of the 4th International Conference on Persuasive Technology.
- Hernandez, R. J., Miranda, C., & Goñi, J. (2020). Empowering Sustainable Consumption by Giving Back to Consumers the ‘Right to Repair’. Sustainability, 12(3), 850.
- Özçelik, A., & Löchtefeld, M. (2024). Design for Repair – The Self-Repair Practice Model. In ICT4S 2024.
- Terzioğlu, N. (2021). Repair motivation and barriers model: Investigating user perspectives related to product repair towards a circular economy. Journal of Cleaner Production, 289, 125644.
- Zafer, O. B., Mugge, R., & Magnier, L. (2025). Vulnerabilities of Design Strategies for Retaining Emotional Value in Consumer Electronics. In 6th PLATE 2025 Conference.


